Türkçe
Surah Fecr Suresi - Aya count 30
وَلَيَالٍ عَشۡرٖ ﰁ ﴿٢﴾
On geceye (Zilhicce ayinin ilk on gecesine).
وَٱلشَّفۡعِ وَٱلۡوَتۡرِ ﰂ ﴿٣﴾
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَسۡرِ ﰃ ﴿٤﴾
هَلۡ فِي ذَٰلِكَ قَسَمٞ لِّذِي حِجۡرٍ ﰄ ﴿٥﴾
Nasil, bunlarda bir akil sahibi için yemin var degil mi?
أَلَمۡ تَرَ كَيۡفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ ﰅ ﴿٦﴾
Görmedin mi Rabbin ne yapti Âd kavmine?
إِرَمَ ذَاتِ ٱلۡعِمَادِ ﰆ ﴿٧﴾
ٱلَّتِي لَمۡ يُخۡلَقۡ مِثۡلُهَا فِي ٱلۡبِلَٰدِ ﰇ ﴿٨﴾
Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratilmamisti.
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُواْ ٱلصَّخۡرَ بِٱلۡوَادِ ﰈ ﴿٩﴾
Vâdide kayalari yontan Semud kavmine?
وَفِرۡعَوۡنَ ذِي ٱلۡأَوۡتَادِ ﰉ ﴿١٠﴾
Kaziklar sahibi (güçlü, kuvvetli) Firavun'a?
ٱلَّذِينَ طَغَوۡاْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ ﰊ ﴿١١﴾
Bunlar ülkelerde azmislardi.
فَأَكۡثَرُواْ فِيهَا ٱلۡفَسَادَ ﰋ ﴿١٢﴾
Oralarda çok bozgunculuk yapmislardi.
فَصَبَّ عَلَيۡهِمۡ رَبُّكَ سَوۡطَ عَذَابٍ ﰌ ﴿١٣﴾
Bu yüzden Rabbin onlarin üstüne azap kamçisi yagdirdi.
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلۡمِرۡصَادِ ﰍ ﴿١٤﴾
Kuskusuz Rabbin her an gözetlemededir.
فَأَمَّا ٱلۡإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكۡرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَكۡرَمَنِ ﰎ ﴿١٥﴾
Ama insan, her ne zaman Rabbi onu sinayip da ikramda bulunur, nimet verirse, "Rabbim bana ikram etti." der.
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبۡتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيۡهِ رِزۡقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّيٓ أَهَٰنَنِ ﰏ ﴿١٦﴾
Ama her ne zaman da sinayip rizkini daraltirsa, o vakit de, "Rabbim beni zillete düsürdü." der.
كَلَّاۖ بَل لَّا تُكۡرِمُونَ ٱلۡيَتِيمَ ﰐ ﴿١٧﴾
Hayir hayir, dogrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِينِ ﰑ ﴿١٨﴾
Birbirinizi yoksulu yedirmeye tesvik etmiyorsunuz.
وَتَأۡكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكۡلٗا لَّمّٗا ﰒ ﴿١٩﴾
Oysa mirasi öyle bir yiyorsunuz ki, haram-helal gözetmeden.
وَتُحِبُّونَ ٱلۡمَالَ حُبّٗا جَمّٗا ﰓ ﴿٢٠﴾
Mali öyle bir seviyorsunuz ki, yigmacasina.
كَلَّآۖ إِذَا دُكَّتِ ٱلۡأَرۡضُ دَكّٗا دَكّٗا ﰔ ﴿٢١﴾
Hayir hayir, yer birbiri ardinca sarsilip dümdüz oldugu zaman,
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلۡمَلَكُ صَفّٗا صَفّٗا ﰕ ﴿٢٢﴾
Rabbinin emri gelip melekler sira sira dizildigi zaman,
وَجِاْيٓءَ يَوۡمَئِذِۭ بِجَهَنَّمَۚ يَوۡمَئِذٖ يَتَذَكَّرُ ٱلۡإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكۡرَىٰ ﰖ ﴿٢٣﴾
Ki cehennem de o gün getirilmistir. Iste o gün insan anlar. Fakat bu anlamanin ona ne yarari var?
يَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي قَدَّمۡتُ لِحَيَاتِي ﰗ ﴿٢٤﴾
"Keske hayatim için bir seyler yapip gönderseydim." der.
فَيَوۡمَئِذٖ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٞ ﰘ ﴿٢٥﴾
Artik o gün Allah'in edecegi azabi kimse edemez.
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٞ ﰙ ﴿٢٦﴾
Onun vuracagi bagi kimse vuramaz.
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَئِنَّةُ ﰚ ﴿٢٧﴾
Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis!
ٱرۡجِعِيٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةٗ مَّرۡضِيَّةٗ ﰛ ﴿٢٨﴾
Hem hosnut edici, hem de hosnut edilmis olarak Rabbine dön.
فَٱدۡخُلِي فِي عِبَٰدِي ﰜ ﴿٢٩﴾
وَٱدۡخُلِي جَنَّتِي ﰝ ﴿٣٠﴾